Laz Temel ve Dursun Fıkraları

İki sarhoş yolda tartışıyorlarmış. Birisi ayı göstererek bu aydır öbürüde güneştir diyomuş. Bunları gören Temel bulaşmadan sıyrılmak istemiş ama nafile. Adamlar Temel i tartaklayarak sormuş:
-Söyle lan bu ay mıdır güneş midir?
Temel cevaplamış:
-Valla abi ben buranın yabancısıyım.
İngiliz, Fransız,Temel ölüme mahkum edilmişler. Önce İngiliz gelmiş. Sormuşlar:
asalım mı,yakalım mı,giyotine mi vuralım?
İngiliz:
Assanız vatan hayini sanarlar, yaksanız çok acı çekerim, siz en iyisi beni giyotine vurun.
İngilizin kafasını koymuşlar, bıçağı bırakmışlar. Bıçak ingilizin boynuna 2 cm kala durmuş. Bunu tanrı korudu diye serbest bırakmışlar.
Sıra fransıza gelmiş:
asalım mı,yakalım mı,giyotine mi vuralım?
Fransız Belki giyotin bozuktur diye düşünmüş ve:
Assanız vatan hayini sanarlar, yaksanız çok acı çekerim, siz en iyisi beni giyotine vurun.
Fransızında kafasını koymuşlar bıçağı bırakmışlar ve yine bıçak fransızın boynuna 2 cm kala durmuş.
Bunuda tanrı korudu diye serbest bırakmışlar.
Sıra temele gelmiş. Sormuşlar:
asalım mı,yakalım mı,giyotine mi vuralım?
Temel:
Assanız vatan hayini sanarlar, giyotin denen merette bozuk, siz en iyisi beni yakın...
Temel çok zenginmiş amerikada bir iş seyahatindeyken bir kuş satan dükkana girmiş ve bir papağan görmüş , onunla biraz sohbet etmiş çok beğenmiş dükkan sahibine onu almak istediğini söylemiş ama ne mümkün dükkan sahibi diretmişte diretmiş satmam diye ama demiş.
dükkan sahibi
-bunun dört tane yumurtası var onları vereyim hemde daha ucuza
temel
-tamam demiş
almış yumurtaları doğru memlekete yumurtaları hemen kuluçkaya yatırmış bir süre sonra yumurtalar çatlamaya başlamış birinden civciv 2. sinden ördek 3. sünden güvercin 4. sünden kaz yavrusu çıımış. aylar sonra temel tekrar amerikaya gitmiş aynı dükkana girmiş. papağan gülmeye başlamış
temel
-niye guliyisun demiş
papağan
-amerikada herkes senin enayiliğini konuşuyo demiş
temel de
-oda bişemi trabzonda herkes senun orospiluğuni konuşiyi
Temel trafik kazasında penisini kaybetmiş, penisini kaptığı gibi doktora koşmuş fakat iş işten geçmiş.
Doktor,
- elimizde yedek penis kalmadı ancak onun yerine kabul edersen fil hortumu takacağız demiş. Temelde kabul etmiş. Aradan bir süre geçtikten sonra temel yolda doktorla karşılaşmış.
Doktor,Temele
- nasıl yeni penisinden memnunmusun demiş.
Temel de
- valla doktor memnun olmasına memnunumda ne zaman yerde bir yeşillik görse koparıp kıçıma sokuyor demiş.
Bir gün 3 karadenizli haydarpaşa tren istasyonuna gelirler. ilk trenin kaçta olduğunu öğrenmek için görevliye soru sorarlar. Görevli ilk tren saat 5'te der ve bu üç arkadaş bir cafeye gidip trenin gelmesini beklerler. çaydı, muhabbetti derken muhabbet baya koyulaşır. Temelin aklına birden bire tren gelir.
- hey garson hesabı getir derken hep birlikte koşarlar. Bakarlar ki tren uzaklaşmış gidiyo. Görevliye bi daha ki trenin kaçta kalkacağını sormuşlar. Görevli 6 diyince yine aynı cafeye gidip muhabbet etmeye başlamışlar. ilk seferki gibi yine muhabbet baya koyulaşmış. Dursun birde bakmışki saat 6 yı 1 geçiyor. Hemen istasyona koşmuşlar tren kaçmış. Bi daha ki tren 7 deymiş ve yine aynı cafe ye gidip takılmışlar. Yine konuşurken cemal saate bakmış saat7 ye 1 var. Üçü birden koşmaya başlar tren tam harekete başlarken dursun ve cemal trene biner. Temel ise koşarken düşer. Temel yerde kahkahalar atarak gülmeye başlar. Görevlide azda olsa temeli tanıdığı için:
- oğlum aptalmısın arkadaşların gitti sen kaldın.
temel ise bir ara gülmesini durdurup
- onlar beni yolcu etmeye gelmişlerdi der.
Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime'yi gören komiser hemen arabayı durdurmuş. İkisinde de emniyet kemeri takılı görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız.
Temel sevinçle,
- Ne yapacağım hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum der.
Komiser şaşkın şaşkın,
- Ne ehliyetiniz yok mu der.
Fadime olayı toparlamak için,
- Kusura bakmayın memur bey temel içince ne dediğini bilmez der.
Komiser daha da şaşkınlıkla
- Ne birde içkili misiniz diye haykırır.
Arkadan yaşlı adam öne atılır ve,
- Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye.
Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdriste koşa koşa gelerek
- Ne oldi geçtuk mi sınırı der.
Amerikada gizli askeri tim yetiştiriliyormuş temel, alman, ingiliz katılmaya karar vermişler.
Amerikalılar,
- Biz size bir devlet sırrı vereceğiz, bu sırrı işkencelere rağmen söylemezseniz çok iyi bir görev alacaksınız denir. Sırlar verilir. Almanı hücreye atarlar ve başlarlar işkenceye önce döverler sırrını söyle, söylemez.
Elektrik verirler,
- Tamam sırrımı söylüyorum der ve kaybeder.
İngilizide aynen hücreye atarlar. İşkenceye başlarlar tırnağını çekerler ve tamam der sırrını söyler.
Sıra Temele gelir önce hücre sonra başlarlar işkenceye temele elektrik verirler sırrını söyle söylemez. Tırnağını çekerler söylemez. Bütün işkenceler yapılır yine söylemez sonra bırakırlar ve bir karanlık odaya koyarlar. Sonra,
- Bu türk çok çetin ceviz çıktı bu görevi hak etti derler. Son kez şunu kamerada bir izleyelim derler. Bide ne görsünler temel kafasını duvara vuruyor,
- Vuy neydu bu sır neydu
|
|